Fon krizi nedir? Şirketlerden siyasete uzanan soruşturma, istifalar ve ödeme süreci
Ödeme sorunlarıyla gündeme gelen fon krizi; tutuklamalara, istifaya ve yurt dışı para transferi iddialarına uzandı. Şirket açıklamaları, soruşturmadaki isimler ve 131 fonun tasfiye süreci tek dosyada.

Fon krizi nedir? Şirketlerden siyasete uzanan soruşturma, istifalar ve ödeme süreci
Bazı yatırım fonlarında başlayan ödeme sorunları, şirket yöneticilerinin tutuklandığı, yüksek kazançların ve yurt dışı transferlerinin araştırıldığı bir soruşturmaya dönüştü. Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden ayrılmasıyla siyasete de uzanan süreçte, 131 fon tasfiye kapsamına alındı. Yüz binlerce yatırımcı ise birikimlerinin ne kadarını, ne zaman alacağını beklemeye başladı.
Bu dosya, 8 Ekim 2026 itibarıyla kamuoyuna açıklanan bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır.

Borsa İstanbul binası.
Türkiye’de fon krizi, yatırımcıların satış talimatı vermelerine rağmen paralarını bekledikleri tarihte alamamasıyla gündeme yerleşti. Ancak sorun ortaya çıktığında, bazı fonların işlemleri ve belirli hisselerdeki fiyat hareketleri zaten düzenleyici kurumların incelemesindeydi.
Eylül ayında şirketlerden gelen ödeme açıklamalarını, işlem kısıtlamaları ve tasfiye kararları izledi. Aynı dönemde yürütülen adli soruşturmada şirket yöneticileri tutuklandı, para hareketleri incelemeye alındı ve malvarlığı tedbirleri uygulandı. Dosya daha sonra eski bir bakanın hisse işlemlerine, kamu görevlileri hakkındaki tartışmalara ve yurt dışına aktarıldığı ileri sürülen tutarlara uzandı.
SPK’nın 23 Eylül tarihli açıklamasına göre, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu. Bu sayı, birden fazla fonda hesabı olan kişilerin tekrar sayılmadığı toplamı ifade ediyordu.
Ödeme sorununun öncesi: Fonlar ve hisseler neden incelemeye alındı?
SPK’nın açıkladığı takvim, incelemelerin 2025’in son çeyreğine uzandığını gösteriyor. Kurul, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, piyasada dolaşan pay miktarı düşük hisselerde şirketlerin mali büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunu gözlemlediğini bildirdi.
Konu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi’nin 2 Aralık 2025 tarihli toplantısında ele alındı. Ertesi gün SPK bünyesinde çalışma grubu kuruldu. Kurumların ve sektör temsilcilerinin görüşlerinin alındığı hazırlıkların ardından, yatırım fonlarına ilişkin yeni rehber 28 Ağustos 2026’da yayımlandı.
SPK, düzenlemenin gerekçeleri arasında ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanmayı, olağandışı fiyat hareketlerini ve bu işlemlerin oluşturduğu riskleri gösterdi. Bu açıklama, Kurulun düzenlemeyi neden yaptığını anlatıyordu; kişiler hakkındaki adli sorumluluğu tek başına belirlemiyordu.
Pusula, Tera ve Atlas: Hesaptaki değer neden nakde dönüşmedi?
Fonlarda görünen portföy değeri ile ödeme günü kullanılabilecek nakit aynı şey değildi. Yatırımcılar çıkış talep ettiğinde fonun ödeme yapması, bunun için gerektiğinde elindeki varlıkları satması veya alacaklarını tahsil etmesi gerekiyordu. İşlem hacmi düşük hisselerde büyük satış yapmak ise fiyatı etkileyebiliyor ve nakde dönüşü güçleştirebiliyordu.
Eylül ortasında ödeme sorunları şirket açıklamalarına yansıdı. Pusula Portföy bazı fonlarında temerrüt oluştuğunu bildirdi. Tera Portföy’den de benzer açıklamalar geldi. Atlas Portföy, PSE kodlu fonun katılma payı iade ödemelerinde gecikme yaşandığını duyurdu. Emre Tezmen, o dönemde Tera’daki durumu geçici likidite sıkıntısı olarak nitelendirdi ve grubun spekülatif bir atakla karşı karşıya olduğunu savundu.
Tera’nın TP2 kodlu para piyasası fonu için 16 Eylül akşamı yayımlanan KAP bildiriminde, katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğu kayda geçti. Yatırımcı açısından bu, yapılması gereken ödemenin zamanında yerine getirilememesiydi.
Şirket yönetimlerine uzanan soruşturma: Kimler tutuklandı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, fon ve yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileri hakkında işlemler yapıldı.
Tutuklandıkları bildirilen isimler arasında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yönetim kurulu üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ve Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız yer aldı. Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi de tutuklanan isimler arasında aktarıldı.
3 Ekim’de yayımlanan haberlere göre toplam tutuklu sayısı 85’e ulaştı. Bu işlemler soruşturma aşamasındaki tedbirlerdi; kesinleşmiş mahkûmiyet kararları değildi.
Emre Tezmen’in savunması: Ödeme sorununu nasıl açıkladı?
Emre Tezmen’in basına yansıyan savcılık ifadesinde, fonlardaki ödeme sorunu ve yüksek tutarlı para hareketleri hakkında sorular bulunduğu aktarıldı.
Tezmen, Tera’nın veya yöneticilerinin kusurlu olduğu iddiasını reddetti. Bir günde yaklaşık 300 milyar liralık para çekme talebi geldiğini öne sürerek yaşananları piyasadaki panikle açıkladı. Şirket değerlemesine ilişkin iddiaları da kabul etmedi.

Emre Tezmen’in arşiv fotoğrafı.
Böylece soruşturmada, ödeme yapılamadığına ilişkin şirket bildirimleriyle bu sonucun neden ortaya çıktığına ilişkin yönetici savunmaları ayrı başlıklar olarak yer aldı. Tezmen’in verdiği rakamlar ve nedenlere ilişkin açıklamaları, kendi savunmasının parçasıydı.
Fatma Betül Sayan Kaya: Siyasete uzanan dosyada istifa ve ifade süreci
Fon soruşturmasıyla bağlantılı tartışmaların siyaset tarafındaki en görünür isimlerinden biri, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya oldu.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın arşiv fotoğrafı.
Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın yüksek tutarlı hisse işlemleri kamuoyuna yansıdı. Haksız kazanç iddialarının ardından Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrıldı. Çift daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
DW Türkçe’nin 8 Ekim tarihli haberine göre, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemleri sorulan Kaya, yatırım kararında herhangi bir yönlendirme veya kendisine aktarılmış özel bilgi bulunmadığını savundu. Suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Çiftin kazançların iadesine ilişkin işlemleri de kamuoyuna yansıdı.
Bu bölümde iki ayrı işlem türü bulunuyordu: Fon katılma payı alım satımı ve doğrudan şirket hisseleri üzerinde yapılan işlemler. Bunların aynı soruşturma haberlerinde yer alması, bütün kazançların aynı fondan veya aynı yöntemle elde edildiği anlamına gelmiyordu.
Yurt dışı para hareketleri: Yarız ve Turhan hakkında hangi iddialar yayımlandı?
Soruşturmanın uluslararası boyutunda, Muhammed Yarız ve Serdar Turhan’ın hesap hareketleri gündeme geldi.
Patronlar Dünyası’nın haberinde, Turhan’ın 24 Ağustos 2026’da 15 milyon dolar, Yarız’ın ise 1 Eylül’de 25 milyon euro transfer ettiği ileri sürüldü. Haberde İsviçre’deki hesaplar ve Lüksemburg üzerinden yapılan işlemler anlatıldı.
Bu tutarlar basına yansıyan transfer iddialarıydı. Paranın kaynağı, hangi hesaplar arasında hareket ettiği, işlemlerin amacı ve hukuka uygunluğu soruşturmanın konusuydu. Yurt dışına para aktarılması ile suç gelirinin kaçırıldığının kanıtlanması birbirinden farklıydı.
Melis Sütşurup Sandal: Milyarlık işlem iddialarına ret
Dosyada kamuoyunun dikkatini çeken bir diğer isim, Mustafa Sandal’ın eşi Melis Sütşurup Sandal oldu. Hakkında yaklaşık 11 milyar liralık fon çıkışı iddiaları yayımlandı.
Melis Sandal, fon yatırımı yaptığını kabul ederken haberlerde geçen tutarları ve haksız kazanç iddiasını reddetti. Dubai’de bulunduğunu, ifadeye çağrılması halinde Türkiye’ye döneceğini söyledi. Mustafa Sandal ise eşiyle evlilik bağı dışında ticari veya maddi ortaklığı bulunmadığını açıkladı.
Burada da hesaptan çıktığı ileri sürülen toplam tutar ile elde edildiği iddia edilen net kazanç aynı kavram değildi. Kamuoyuna yansıyan rakamların bu ayrım yapılmadan kullanılması, işlemin büyüklüğüyle kazancı birbirine karıştırıyordu.
Osman Arıkan Nacar: 20 milyar lira iddiasına avukatından yanıt
E-Data ortağı Osman Arıkan Nacar hakkında, fondan 20 milyar lira çekerek yurt dışına kaçtığı yönünde iddialar yayımlandı.
Avukatı Türkan Nurlu Lülü, para çekme iddiasını reddetti ve müvekkilinin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu savundu. Açıklamada, yurt dışında bulunduğu ve Türkiye’den neden ayrıldığı yönündeki iddialara ilişkin bilgi verilmedi.
Bu yanıt, para çekme iddiasına açık bir itiraz içeriyordu. Diğer başlıklara ilişkin açıklama yapılmaması ise söz konusu iddiaların doğrulandığı anlamına gelmiyordu.
Siyaset ve bürokraside denetim tartışması
Kriz büyüdükçe, işlemlerin ne zamandır bilindiği ve daha önce yapılan bildirimlerin nasıl değerlendirildiği soruları gündeme geldi.
Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’nin, şüpheli fonlar hakkında çok sayıda uyarının dikkate alınmadığı iddiasına SPK 6 Ekim’de yanıt verdi. Kurul, haberdeki bildirim sayısının gerçeği yansıtmadığını, Borsa İstanbul’dan gelen bilgilerin değerlendirildiğini ve gerekli denetimlerin yapıldığını bildirdi. 2026’daki suç duyurularının 96’sının fon işlemleriyle ilgili olduğu açıklandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Meclis’te yaptığı bilgilendirmede Devlet Denetleme Kurulu incelemesinin sürdüğünü söyledi. İdari ve kişisel sorumlulukların inceleme sonucunda netleşeceğini belirtti. Böylece şirketler hakkındaki soruşturmanın yanında, kamu kurumlarının süreçteki görev ve işlemlerine ilişkin inceleme de gündemde kaldı.
Ali Emre Ballı’nın ölümü: Ayrı bir soruşturma açıldı
Fon soruşturması haberlerinde adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı, 6 Ekim’de İstanbul Çekmeköy’de bir araç içerisinde ölü bulundu.
Habertürk’ün haberine göre ölümün koşullarının araştırılması için soruşturma başlatıldı ve cenazesi Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Türkiye Basketbol Federasyonu da Ballı için taziye mesajı yayımladı.
Ballı’nın ölümünü fon soruşturmasına bağlayan kesinleşmiş bir tespit, incelenen açıklamalarda yer almıyordu. Ölümün nedeni ve koşulları ayrı soruşturmanın konusuydu.
Yatırımcıların parası için hangi yol belirlendi?
Adli süreç devam ederken fonların tasfiyesi için Ziraat Bankası ve İş Bankası görevlendirildi. Fon varlıklarının, borçlarının ve tahsil edilecek alacaklarının belirlenmesi; oluşacak kaynağın ilgili kurallara göre dağıtılması öngörüldü. Bankaların görevlendirilmesi, bütün kayıpları kendi kaynaklarından karşılayacakları anlamına gelmiyordu.
SPK’nın 1 Ekim’de açıkladığı ek düzenleme, Tera, Pusula, Atlas ve Hedef’in tasfiyedeki fonlarında mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ara ödeme yapılmasını içeriyordu. MKK tarafından belirlenecek net yatırım tutarı esas alınacak, her yatırımcıya her fon için ayrı ayrı en fazla 1 milyon lira ödenecekti. Ara ödeme, nihai tasfiye alacağından düşülecekti.
Gönüllü kazanç iadeleri için de Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına hesaplar açıldı. İlgili fona yapılan iadenin o fonun tasfiye malvarlığına eklenmesi öngörüldü.
İlk ödeme takvimi açıklandı, nihai hesaplar tamamlanmadı
Cevdet Yılmaz, 7 Ekim’deki açıklamasında özel zararların karşılanması için Hazine kaynağı kullanılmayacağını söyledi. Olağanüstü tasfiye düzenlemesinin yasalaşması halinde ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemesinin öngörüldüğünü belirtti.
A1 Capital, Bulls ve Pardüs’e ait olağan tasfiye kapsamındaki 17 fonda bulunan 43 bin 643 yatırımcı için 8 Ekim ödeme tarihi açıklandı. Bu takvim, bütün tasfiye fonlarını kapsamıyordu.
Bulls Portföy, BPZ, BMU ve BOS kodlu fonların tutarlarının 8 Ekim’den itibaren hesaplara aktarılacağını ayrıca duyurdu. Şirket, bu üç fonun varlıklarının değer kaybı yaşanmadan nakde dönüştürüldüğünü bildirdi. Bu açıklama diğer fonların mali durumu veya ödeme tarihi için geçerli değildi.
8 Ekim 2026 itibarıyla bütün fonların nihai hesapları ve toplam dağıtımları tamamlanmış değildi. Yatırımcıların alacağı tutarlar fonların varlık ve yükümlülüklerine göre hesaplanırken, şirket yöneticileri ve diğer kişiler hakkındaki sorumluluk araştırması devam ediyordu. Açıklanan ödeme tarihi, gerçekleşen ödeme ve tasfiyenin tamamlanması; soruşturma, tutuklama ve mahkûmiyet gibi birbirinden ayrı aşamalardı.
Ayni Kategoriden
Tumunu gorSon Dakika Akisi
Yorumlar
Yorumlar yonetim panelinde onaylandiktan sonra gorunur.